Makaleler

 2018 Yılı Liseye Geçiş Sınavı ve Süreç-Sistem İle İlgili Basın Açıklaması

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği olarak, 2018 yılında bu sene ilk kez uygulanan liseye geçiş sınavı sistemi ve süreci ile ilgili bazı gözlem ve önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Eski sınav sisteminin öğretim yılı başladıktan sonra kaldırılıp, yeni sistemin getirilmesi öğrenciler ve velileri belirsizlik içine sokmuştur. Öğrencilerin çok daha önceden sınava çalışmaya başladıkları düşünüldüğünde emek kaybına da yol açmış gibi görünmektedir.

Genel olarak sınav sistemlerinin sabit olması, devamlılık göstermesi öğrenci ve velileri rahatlatır, önlerini görmelerini sağlar. Bundan dolayı sınav sistemlerinin sık sık değiştirilmemesinin, öğrencilerin, ailelerin hatta eğitimcilerin ruh sağlığı ve iyilik halleri üzerinde olumlu etkileri olacaktır.

Sınav sisteminde değişiklik yapılacaksa aniden ve çok düşünülmeden yapılmaması, alt yapısı ve süreç ile ilgili tüm belirsizlikler üzerinde çalışıldıktan sonra duyurusunun yapılması daha sağlıklı olabilir. Ayrıca belirlenecek yeni sınav sisteminin aynı öğretim yılı için değil bir yıl sonra sınava girecek öğrencilere uygulanması öğrenci ve velilerin psikolojik olarak bu süreçten olumsuz etkilenmelerini azaltabilir.

Daha çok muhakeme yeteneğini ölçmeye yönelik bir sınav yapılması çalışan ve çalışmayanı ayırt edemeyebilir bu da öğrencilerin adalet duygusunu zedeleyebilir. Ayrıca bu durum öğrencilerin müfredattan uzaklaşmalarına yol açabilir.

Sınavın uzunluğunun soruların zorluğu ve uzunluğuna göre ayarlanması da sınavın daha doğru sonuçlar vermesini sağlayabilir.

Soru tipi, sınavın içeriğinin nasıl olacağı, yerleştirmenin nasıl yapılacağının ve puanların nasıl hesaplanacağının açık ve net olması ve bunların zaman içinde duruma göre değiştirilmemesinin, zaten stresli bir süreç yaşayan öğrenci ve velilerin iyilik halleri üzerine olumlu etkileri olacaktır.

Bazı okulların öğrenci ve veliler arasında daha popüler olması veya daha çok tercih edilmesi normaldir fakat bu ayrımları sınav sonuçları, aile ve öğrencilerin gözlemleri belirlemelidir, devletin bu ayrımı yapması ergenlerin adalet-eşitlik duygusu ve öz saygılarına zarar verebilir.

Sınav sonrasındaki yerleştirme sistemi ve tercih sürecini anlama konusunda sadece öğrenci ve veliler değil eğitimciler bile zorlanmıştır. Almanca ve Fransızca’dan sınava giren çocukların puanlarının tercih süreci içinde değiştirilmesi kafa karışıklığını daha da arttırmıştır.Emin olunmadan puanların açıklanmaması, tercih sürecinin de baştan çok iyi belirlenmesi, önceden eğitimciler ve çocuk-velilerle paylaşılmasının da zaten çalkantılı bir dönem yaşayan ergenlerin ruh sağlığı üzerine olumlu etkileri olacaktır.

Sınavlar her zaman öğrenci ve veliler için maddi ve manevi yönden zorlayıcı süreçlerdir. Ayrıca otorite ile çatışmanın, bilişsel farklılıların en üstte düzeyde olduğu ergenlik döneminde sınav süreci ve sistemi ile ilgili adımlar atılırken ergenlerin bilişsel gelişim özellikleri ve ergenlik dönemi özelliklerinin göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir

Tüm bunlar sağlandığında çocuklarımızın eğitim sistemimize güvenen, adalet duygusuna sahip ülkesine faydalı üretken bireyler olma yolunda ilerleyeceklerini düşünüyoruz.

Kamuoyuna duyurulur.

Saygılarımızla.